Yorum yok Genel site editörü

Hakîm-i Tirmizî’de Hadis Yorumu ve Semantik Analiz Metodu

 

 Mehmet Emin Özafşar*

 

 

Hakîm-i Tirmizî çok küçük yaşta hadisle meşgul olmaya başlamıştır, zira babası önemli bir hadiçi olduğu gibi annesi de hadisle ilgilenmiştir. Dedesi de bir hadîs râvîsidir.   Devrinin ileri gelen hadisçilerinden de ders almıştır. Pek çok kitabı yanında Nevâdiru’l-usûl fî ma’rifet-i ahâdîsi’r-rasûl hadis konusundaki mevkiini tespit için temel bir kaynaktır.  Ancak Hakîm kendisi rivâyet asrında yaşamış olmasına karşın bu kitabı mücerret olarak hadîs naklini amaçlayan bir eser değildir. Eserde yer alan toplam 291 adet hadîs, inanmış bir insanın hayatına asıl teşkil edecek prensipleri ihtivâ etmektedir. Dolayısıyla kitap seçme hadislerden teşekkül etmiş olup, bu hadislerin bir anlamda irfânî/tasavvufî yorumunu da içermektedir. Aynı zamanda bu kimliğiyle eser hicrî üçüncü/dördüncü asra ait mühim yorum örneklerini de içermektedir. Hadis’lerin irfânî bakış açısıyla anlaşılması ve yorumlanması açısından müstesna bir özelliği vardır. Eserde kitab/kayd, beyân ve şerh kavramları üzerinde özenle durulmaktadır.

Hakîm rivâyetlere uyguladığı semantik analiz metoduna esas teşkil eden temel kavramları da bir hadisten elde etmiştir. Bu hadis İbn Mesûd, Zeyd b. Sâbit ve Cubeyr b. Mut‘im’den nakledilen bir hadîstir. Hadiste şöyle denilmektedir;

“Naddarallahu imreen semi‘a  minnâ hadîsen fe bellağahû kemâ semi‘a minnâ fe innehû rubbe mubellağin huve ev‘â lehû min sâmi‘in.”

Bu rivâyette yer alan semâ‘-tehammül-hıfz ve edâ/belâğ, anlamanın şekil sürecini ifade için kullanılırken vay ve fıkıh içerik süreci için kullanılmaktadır. İstima‘ ve haml/rivâyet ve nakl hadis’in ilk aşamasıdır ve pratik bir faydaya yöneliktir. Amaç ise  nefis’le meşgul olmak ve âhiret kurtuluşunu sağlamaktır. Eğer insan dinlemez, kulak vermezse câhil olarak yaşar; câhil kimse de tam manasıyla Allah’a ibadet edemez.  Diğer taraftan hadîsi edâ/nakil ve rivâyetten maksat dini korumaktır; dolayısıyla iyi-kötü; sahih-zayıf her şeyi aktarmak veya önüne gelen herkesten nakilde bulunmakla din korunamaz; bu nedenle hadisler eimme-i hudâ olan, sıdk ve emânetle, dürüst nakille şöhret bulmuş meşâyihten nakledilmelidir.

Hakîm sadece nakille meşgul olan ve hadislerin anlamıyla ilgilenmeyen hadisçileri kınamaktadır.

Hakîm’in hadis yorumuna ilişkin semantik analiz metodu hem özgün hem de hadis şerh edebiyatının en erken örneklerini temsil eder.

 

 

*Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, ozafsar@gmail.com 0009-0009-4585-0424

    editor site editörü

    About | Hakkında:
    Kurum/Bölüm | Institution/Department :