Yorum yok Genel abdullahtaha

Abdullah Taha Orhan

Dr. Öğr. Üyesi | abdullahorhan@nevsehir.edu.tr

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı

ORCID | 0000-0001-5055-4712

Sülemî’nin Hakîm Tirmizî’si: Hayal mi, Gerçek mi?

Öz

Bu çalışmada Sülemî’nin (ö. 412/1021) Ṭabaḳātü’ṣ-ṣûfiyye’de çizdiği Hakîm Tirmizî (ö. 298/910) portresini sorgulayacak ve gerçeğiyle tam örtüşmeyen bir portre sunduğunu iddia edeceğim. Çalışmanın temel sorunsalı Sülemî’nin Tirmizî’nin tasavvuf düşüncesine yaptığı nazarî katkılardan ve eserlerinden, özellikle de velâyet görüşünden hiç bahsetmeyerek ortaya koyduğu, gerçeğinden farklı tablonun altında yatan sebeplerin neler olabileceğidir. Bu bağlamda çalışmayla Sülemî’nin Tirmizî’yi kendine kadar gelen tasavvufî düşünce geleneğinde nerede konumlandırdığını ortaya koymayı amaçlıyorum. Böyle bir araştırma Bağdat tasavvufunu Horasan’da yeni bir formda şekillendirerek buraya ve ötesine taşımaya çalışan Sülemî’nin, Cüneyd-i Bağdâdî’nin (ö. 297/909) halifesi yani Bağdat tasavvufunun en önde gelen temsilcilerinden olan Huldî’nin (ö. 348/959) ‘sûfî’ saymadığı Tirmizî gibi isimleri nasıl ‘tasavvuf’ çatısı altında bir araya getirebildiğini açıklama yönünde bir adım olduğundan önem arz ediyor. Araştırmada Sülemî’nin Ṭabaḳāt’taki Hakîm Tirmizî maddesini satır aralarıyla şerh etmeye çalışacağım. Bunu yaparken içerik analizi ve karşılaştırma yöntemlerini kullanarak Sülemî’nin külliyatında Tirmizî’den bahsettiği diğer yerleri bu bağlamda yorumlayacak ve Tirmizî’nin temel eserlerinde bu portrenin karşılığı olup olmadığını tetkik edeceğim. Sülemî’nin Bağdat tasavvufunu Horasan ve ötesine ilmî bir inşayla taşıma gayretinin bir parçası olarak Bağdat’tan oldukça uzak Maveraünnehir havzasının bir verimi olan Hakîm Tirmizî ve onun düşünce sistemini, Huldî’nin yaptığı gibi bütün bütün ‘tasavvuf’ dışında konumlandırmayarak onu Bağdat ve Horasan sûfîlerinin de kabul edebileceği bir çerçevede resmettiğini araştırmanın temel sonucu olarak zikretmek mümkün. Bu çalışma Sülemî’nin Bağdat, Horasan ve Maveraünnehir’deki tasavvufî gelenekleri bütünleştirmede oynadığı kritik role dair yapılacak çalışmalarla ilerletilebilir. Söz gelimi Sülemî’nin talebesi olan Kuşeyrî’nin (ö. 465/1072) ve daha da ötedeki Hint coğrafyasından kendisine göre batıda kalan İslam coğrafyasını değerlendiren bir tasavvuf tarihçisi olarak Hücvîrî’nin (ö. 465/1072) Hakîm Tirmizî ve onun temsil ettiği birikimi nasıl yorumladıkları ortaya konabilir ve buradan çıkacak tablo Sülemî’nin Hakîm Tirmizî’siyle mukayese edilebilir. Çalışmanın erken dönem tasavvufunda Bağdat, Horasan ve Maveraünnehir ilişkisinin netleştirilmesi yönünde yeni yapılacak araştırmalara ilham vermesini ümit ediyorum.

Anahtar Kavramlar: Tasavvuf, Hakîm Tirmizî, Sülemî, Ṭabaḳāt, Velâyet.

    abdullahtaha abdullahtaha

    About | Hakkında:
    Kurum/Bölüm | Institution/Department :